oku
Sağlık

Otobrewery Sendromu: Alkolsüz Sarhoşluğun Gerçek Nedeni

İntestinal mikrobiyom bakterilerinin alkolsüz sarhoşluk sendromuna neden olmasını gösteren görsel
İntestinal mikrobiyom bakterilerinin alkolsüz sarhoşluk sendromuna neden olmasını gösteren görsel

Bazı hastalar hiçbir alkollü içecek tüketmemiş olmalarına rağmen sarhoşluk belirtileri gösteriyor. Yıllar boyunca gizlice içki içtikleri düşünüldü, aileleri bile onları yalanlamakla suçladı. Oysa sorun tamamen başka bir yerde gizliydi: bağırsaklarda. Son yapılan araştırmalar bu gizemin perdesini nihayet araladı.

Otobrewery Sendromu Nedir?

Otomatik bira fabrikası anlamına gelen otobrewery sendromu, vücudun kendiliğinden alkol ürettiği nadir bir tıbbi durum. Kişi hiçbir alkol tüketmediği halde kanda alkol oranı yükselir ve baş dönmesi, koordinasyon bozukluğu, konuşma güçlüğü gibi klasik sarhoşluk belirtileri yaşar.

Bu hastalar genellikle yıllarca farklı uzmanlara başvurur, nöroloji ve psikiyatri kliniklerinde testlerden geçer. Standart kan testleri kandaki alkolü gösterir ama nedeni açıklamaz. Çoğu hasta «gizli içici» damgası yiyerek doktorlar arasında gelip gider. Massachusetts General Hospital'dan enfeksiyon hastalıkları uzmanı Elizabeth Hohmann ve California Üniversitesi San Diego'dan gastroenterolog Bernd Schnabl'in liderliğindeki araştırma ekibi, bu hastaların çoğunun tanısız kaldığını vurguluyor.

İki Bakteri Suçlanıyor

Araştırmacılar, otobrewery sendromu tanısı almış 22 hastanın dışkı örneklerini inceledi. Hastaları aynı evde yaşayan sağlıklı eşleriyle karşılaştırarak çevresel ve beslenme kaynaklı farkları dışarıda bıraktılar. Nature Microbiology dergisinde yayımlanan çalışmada iki bakteri türü öne çıktı: Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli.

Bu iki bakteri türü otobrewery sendromlu hastaların bağırsağında sağlıklı bireylere kıyasla belirgin şekilde fazlaydı. Özellikle atak dönemlerinde, yani sarhoşluk belirtilerinin görüldüğü anlarda, hastaların bağırsak bakterilerinden laboratuvar ortamında çok daha fazla etanol üretildiği gözlemlendi. Bu bulgular, mikrobiyolog Jing Yuan'ın 2019'da yayımladığı önceki araştırmayı da doğrulamış oldu. Yuan'ın çalışması Klebsiella pneumoniae'yi olası neden olarak işaret etmiş, maya türlerinin suçlanması gerektiği görüşünü zayıflatmıştı.

Bağırsaklarda Mini Bira Fabrikası

Süreç temelde bira yapımına benziyor. Bira üreticileri arpa veya buğdaydaki şekerleri maya ile fermente ederek alkol elde eder. Klebsiella pneumoniae ve E. coli de bağırsaklarda benzer bir işlev görür. Yüksek karbonhidratlı besinler tüketildiğinde bu bakteriler şekerleri ve nişastayı fermente eder, sonuçta etanol ortaya çıkar. Bu alkol doğrudan kan dolaşımına geçer.

Herkesin sindirim sürecinde küçük miktarda alkol üretilir, ancak otobrewery sendromunda bu miktar kişiyi fark edilir derecede sarhoş edecek seviyeye ulaşır. Vücuttaki yükselen etanol seviyeleri karaciğer hasarına yol açabildiği gibi ciddi sosyal, ailesel ve hukuki sorunlara da neden olabiliyor. Sarhoş araç kullanmaktan suçlanan, ama hiç alkol tüketmediğini iddia eden hastalar bulunuyor.

Kimler Risk Altında?

Otobrewery sendromu herkesde gelişmez. Bağırsak florasını bozan durumlar zemin hazırlar. Uzun süreli antibiyotik kullanımı faydalı bakterileri yok ederken Klebsiella türünün aşırı çoğalmasına olanak tanır. Aşırı karbonhidrat tüketimi de bu bakterilere bolca besin sağlar. İşlenmiş tahıllar, şekerli gıdalar ve nişasta ağırlıklı diyetler riski artırır. Karaciğer yağlanması, diyabet ve bağışıklık sistemi zayıflığı da duruma eşlik edebilir.

Ayrıca bazı maya türleri de benzer belirtilere yol açabilir. Bu nedenle kesin tanı koymak için detaylı mikrobiyolojik incelemeler gerekir.

Tanı ve Tedavi Yolları

Tanı koymak zorlu bir süreç. Kesin tanı için dışkı mikrobiyom analizi şart. Bu test bağırsaktaki bakteri türlerinin ve oranlarını belirliyor. Hastaya şeker verildikten sonra kandaki alkol oranı izlenen glukoz yükleme testi de tanıda yardımcı oluyor. Alkol seviyesi yükselirse bağırsakta alkol üretimi güçlü bir kanıt oluşturuyor.

Tedavide temel hedef bağırsak florasını yeniden dengelemek. Antibiyotik tedavisi aşırı çoğalan bakterileri baskılar, ama tek başına kalıcı çözüm sunmaz. Probiyotik takviyeleriyle faydalı bakterilerin çoğalması desteklenir. Düşük karbonhidratlı bir diyet uygulanarak Klebsiella bakterilerinin besin kaynağı kesilir.

İlerleyen durumlarda fekal mikrobiyota nakli devreye giriyor. Çalışmada bir hastaya sağlıklı bir donörden iki kez dışkı nakli yapıldı. Hastanın belirtileri dramatik şekilde iyileşti, 16 aydan fazla süre remisyonda kaldı ve ailesi davranışlarının «temelde normale döndüğünü» bildirdi.

Mikrobiyom Araştırmalarına Açılan Kapı

Bu keşif, bağırsak mikrobiyomunun sadece sindirimle kalmayıp vücudun biyokimyasal süreçlerini doğrudan etkilediğini bir kez daha gösterdi. Otobrewery sendromu nadir tanı alıyor, ancak teşhis edilemeyen birçok vaka saklı olabilir. Gelecekte bağırsak florası haritalamasının rutin sağlık kontrollerine girmesi bekleniyor. Mikrobiyom analiziyle kişinin alkol üretim riski önceden belirlenebilir. Etanol üretim yolaklarının moleküler düzeyde anlaşılması, spesifik inhibitörlerin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir.

Karınlarımızda yaşayan trilyonlarca bakteri hala büyük ölçüde keşfedilmemiş bir dünya. Otobrewery sendromu, bu mikroskobik ekosistemin insan sağlığı üzerindeki etkisinin en çarpıcı örneklerinden biri. Bağırsaklarımızdaki bakteriler hakkında hala çok şey öğrenmemiz gerekiyor ve bu dostlarımızın başkaca ne sürprizler sakladığını zaman gösterecek.

kaynaklar

Etiketler

Bu makaleyi başkalarının da görmesi gerekiyor.

Faydalı bulduysan 10 saniyede başkalarına ulaşabilirsin. Bilgi paylaştıkça büyür.

okuma ayarları

yorumlar